Üniversitemiz Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bünyesinde görev yapan Öğr. Gör. Arif AKSOY’dan basında da yankı bulan COVİD19 ile alakalı önemli bir yazı kaleme alındı.

 

 ‘’BİR AŞI MİLYONLARCA UMUT’’

İnsanlık salgın hastalıklara karşı onlarca yıl savaş vermiştir. Bu savaşların galibi her daim insanoğlu olmuştur. İnsanoğlunun en büyük kozu, en önemli silahı ise ‘’Aşı’’ olarak dikkat çekmektedir.

Milyonlarca insanın ‘’COVİD19 aşısı bulundu’’ cümlesine kitlenmesinin en büyük nedeni tarihte ki aşı zaferleridir.

Peki aşı tam anlamıyla nedir, Ne işe yarar?

İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri vb. mikropların hastalık yapma özelliklerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı toksinlerin etkileri ortadan kaldırılarak geliştirilen biyolojik ürünlere aşı denir.

Yani aşı aslında mikrobun kendisidir. Dolayısıyla aşıyı elde edebilmek için önce virüs, bakteri gibi mikroorganizmaların izole edilebilmesi, sonra zayıflatılması ve insanı hasta etmeyecek seviyeye getirilmesi, birçok gönüllü insanda denendikten sonra piyasaya sürülmesi gereklidir.

Aşı daha sonra vücuda enjekte edildiğinde immun sistem antikor üretmeye başlamaktadır, zayıf olan virüsü yok ettikten sonra bu antikorlar vücudumuzda kalıcı olmaktadır. Virüsün herhangi bir şekilde ikinci kez bulaşma durumu olduğunda hazır antikorlar devreye girerek vücudumuzu korumaya almaktadır.

Temel mantıkta savaşa hazır bir ordunun oluşturulması ve virüsün doğal yollarla girdiğinde darmadağın edilmesi olarak düşünülebilir.

Aşı nasıl üretilir, sıralaması ne şekilde ilerlemektedir?

Bir araştırmaya göre (1996) aşı çalışmaları, en başından en sonuna kadar ortalama 10 yıl sürüyor. Her aşama için öne sürülen ortalama sürelerse şöyle:

Laboratuvar çalışmaları: 2,4 yıl (genelde)

Faz 1: 2 yıl

Faz 2: 1,8 yıl

Faz 3: 1,4 yıl

Tescil öncesi çalışmalar: 1,1 yıl

Tescil çalışmaları: 1,3 yıl

*Bu süreler içerisinde bulunduğumuz olağanüstü durum ve pandemi nedeniyle kısalabilir. Çünkü unutulmamalıdır ki halen dünyada insanlar ölmekte, vaka sayısı artmaktadır.

Tarihteki aşılar ne kadarlık sürelerde bulunmuştur?

Kuduz – 4 yıl, 1881-1885

Kızamık – 9 yıl, 1954-1963

Grip – 14 yıl, 1931-1945

Çocuk felci – 20 yıl, 1935-1955

Tüberküloz – 21 yıl, 1900-1921

Kabakulak – 22 yıl, 1945-1967

İnsan papilloma virüsü – 23 yıl, 1983-2006

Hepatit A – 24 yıl, 1967-1991

Rotavirüs – 26 yıl, 1980-2006

Çiçek hastalığı – 26 yıl, 1770-1796

Kolera – 30 yıl, 1854-1884

Su çiçeği hastalığı – 34 yıl, 1954-1988

Keneyle geçen ensefalit – 39 yıl, 1937-1976

Difteri – 40 yıl, 1883-1923

Tetanos – 40 yıl, 1884-1924

Tifo – 58 yıl, 1838-1896

Pnömokok – 66 yıl, 1911-1977

Ne kadar uzun süreler değil mi? Fakat ne zaman, ne teknoloji, ne de imkanlar eskisi gibi. COVİD 19 ‘a karşı aşı üretimi yapıldığı ve %90 başarı sağlandığı haberleri artık dünya gündeminde. COVİD19 aşısı Türkiye kökenli Uğur ŞAHİN ve eşi bilim insanı Özlem TÜRECİ’nin sahibi olduğu BionTech firması tarafından üretildi.

Firma nerde mi? Almanya’da. İşte tamda bu nokta kendimizi sorgulamamız gerekmiyor mu?

COVİD19’a karşı zafer çok yakın, lütfen tedbirimizi elden bırakmayalım, sağlık sistemimiz çökerse her şey başa döner. Özellikle İnfluenza (grip) ile COVİD19 ‘u birbirine karıştırmayalım. Mevsimsel geçişkenliğin arttığı, soğukların geldiği bir dönemde grip olduğunu fark eden vatandaşlarımızın evlerinde süreci geçirmesi herkes adına olumlu olacaktır.

Hepinize saygılar, sağlıklı günler.

 

 

 

Öğr. Gör. Arif AKSOY

Avrasya Üniversitesi SHMYO