Öğr. Gör. Arif AKSOY COVİD 19 süreciyle alakalı önemli noktalara vurgu yaptığı yazı basında da ses getirdi.

Haberi okumak için TIKLAYINIZ…(SABAH GAZETESİ)

Tam metin aşağıda bulunmaktadır…

 

COVİD19 SÜRECİNDE NEREYE GİDİYORUZ?

Merhaba değerli okuyucular,

Bir önceki ‘’Panik Yok, Tedbir Var’’ konulu yazımın üzerinden tam 2 aylık bir süre geçti. COVİD 19 sürecinin bu 2 aylık dönemini değerlendirmeye çalışacağım bu yazımda yine beraberiz, sizlere bir soru sorarak konuya girmek istiyorum.

Kalem kağıt hazır mı? Eğer hazırsa gerek yok yorumlamanız yeterli…

COVİD 19’ dan önce? COVİD 19’lu süreçte? COVİD 19’dan sonra?

Soru çok basit, biz şu an yukarıdaki dönemlerin hangisindeyiz? Süreniz başladı, başarılar…

Siz düşüne durun bende birkaç bilgiden bahsedeyim. PANDEMİ. Yaklaşık 4 ay önce bu kelimeyi duysak bir hayvan türü, piyasaya sürülmüş yeni bir temizlik markası veya bir otomobilin yeni serisi sanabilirdik. Fakat şu an kelimeye oldukça aşikar, içeriğinden bir o kadar da uzağız.

Peki nedir bu PANDEMİ?

Dünyada çok yaygın bir şekilde, çok fazla sayıda insanı etkisi altına alan bulaşıcı hastalıklara denir. Bu salgın hastalıklar virüsün virülansına (hastalığa sebep olması) bağlı olarak gelişir. Kısa ya da uzun periyotlu olarak kendilerini gösterebilirler.

  • Bir ülkede bir salgın bilgileri Sağlık Bakanlığına ulaşır.
  • Çevrede olgular saptanır ve bölgeye ekip gönderilir.
  • Hastalardan alınan örneklerde etken saptanır ve daha sonra etkenin analizi yapılır.
  • Salgın komşu ülkelerde saptanması durumunda salgının ilerlememesi için seyahat kısıtlaması getirilir, insanların birbirleriyle teması engellenmeye çalışılır.
  • İlaç veya aşı bulunmaya çalışılır. Hastanelerde salgın esnasında yeterli cihaz ve ilaç desteğine ihtiyaç duyulur.

Maalesef işte tam da biz bunu yaşadık. Salgının olduğu ülke durumu gizlemeyerek ne kadar erken zinciri başlatırsa olayın sonuçları o kadar hafif atlatılır.

Gelelim ülkemize, özgürlüğümüz için birçok savaş yaptık nice kayıplar verdik. Bu durumlarla uğraşırken maalesef bilimde fazla ileriye gidemedik. Çok zeki bir milletiz, fakat sürekli oyalama politikalarıyla köreltildik veya bir şekilde beyin göçüne yöneltildik. Tarihten sadece bir örnek vermek istiyorum.

1721 yılında İngiltere Büyükelçisinin eşi Lady Mary Montagu ülkesine yazdığı bir mektupta İstanbul’da çiçek hastalığına karşı “aşı denilen bir şey” (varilasyon metodu) yapıldığını hayretle bildirmektedir. Bu mektup aşı yapımına ilişkin ulaşılmış en eski belgedir. Yani biz 1721 yılında çiçek aşısını uygularken bilim çiçek aşısını 1796’lı yıllarda Edward JENNER tarafından üretildiğini yazmaktadır.

Ne kadar acı bir durum değil mi?

 

Konumuza dönecek olursak kalemleri bırakalım, süre bitti şimdi cevap zamanı. (Hocam kaleme gerek yok demiştiniz seslerini duyar gibiyim ) 😊

Değerli okuyucular bizim COVİD 19 ‘dan önceki döneme geçebilmemiz için aşı veya ilacın bulunması, uygulamaya geçilmesi ve kesin sonuçlarının görülmesi gereklidir. Kısacası şuan için kapkaranlık bir tünel. Aşı veya ilaç bulunsa bile biz çay ocaklarında çayımızı tedirginlikle içecek, berberlerde tıraşımızı acabalar ile olacağız. Cevap bu değil, bu dönemde değiliz ve bu döneme çok da uzağız, ilk şık gitti.

COVİD 19’ dan sonraki sürece geçtik mi? Tabi ki hayır! Her akşam sayın bakanımızın (ki süreç yönetiminin mimarı ayrı bir tebrik hakkediyor kesinlikle) verdiği veriler bizlerde maalesef rahatlamaya sebep oluyor. ‘’İyi ya, ölü sayısı 20’nin altına düştü, bitti bu iş’’ diye düşünen herkese şunu söylemek istiyorum. 20. kişi ya ailenden biri olsaydı? Hiçbir şey bitmedi.

Biz COVİD 19’lu dönemin tam da ortasındayız. Bu öyle bir orta ki sonuçlarını sen, ben, o değil hepimiz belirleyeceğiz ve yaşayacağız.

Şahsım Trabzon’un Yomra ilçesi Özdil Mahallesine kayıtlıdır. Eğitimim ve yaşantım boyunca aşığı olduğum bu bölgede bulundum. Bölgeyi ve Türk milletini iyi tanıdığımı düşünüyorum. Maalesef ‘’bana bir şey olmaz, maskemi beni koruyacak, bu iş bitti daha gerek yok….vb’’ cümleler hepimizin çevresinde mevcut.

Arkadaşım, bağışıklığın güçlü olabilir, gençsin belki sana bir şey olmaz ama taşıyacağın virüs Fatma teyzenin, Ahmet dayının, Fevzi Çavuşun, Ömer dedenin hastalığa yakalanmasına ve yenik düşmesine sebebiyet verebilir.

Keşke dememek için lütfen önce tedbir de. Aksi takdirde vicdani yük sırtından eksik olmayacaktır. Sen tedbirini al, maskeni tak, sosyal mesafeni (1.5 m) koru, gerekmedikçe dışarı çıkma gerisi Takdir-i İlahidir.

Güzel günleri görebilmemiz için sağlıklı olmamız lazım. Sen hastaysan kimse sağlıklı olamaz.

Kısacası CORONA 1 İNSANOĞLU 1 ve maç henüz bitmedi. Yalnız şunu söyleyebilirim ki İnsanoğlu galibiyete daha yakın.

Selam ve Saygılarımla,

Teşekkürler

 

Öğr. Gör. Arif AKSOY

SHMYO Müdür Yardımcısı