BURAK1

TÖRÜN ;ÖNCE KENDİNİZİ SONRA İŞİNİZİ SEVİN

Cnn Türk Haber spikeri ve iletişim uzmanı Burak Törün, düzenlenen etkinlikle Avrasya Üniversitesi öğrencileri ile buluştu. İnsanları etkileme sanatı, diksiyon, güç duruşu, iş dünyasında iletişim sırları ve medya sırları konulu sertifika programında öğrencilerle buluşan Törün, başarı için önce kendinizi, sonra işinizi sevin dedi. Avrasya Üniversitesi Sosyalleşme kulübü ve kariyer kulübünün ortaklaşa düzenlediği  Kişisel Gelişim ve Kariyer Zirvesinde konuşan Törün şu cümlelerle devam etti.
Sahneye çıktıktan sonra şu bilgi benim aklıma geliyor. Benim işim ile ilgili en önemli parça kim? Sizlersiniz. Dolayısıyla benim önce kendimi sonra sizi çok severek bu işi yapmam lazım ki işimi de çok sevebileyim. Bu sahneye çıktıktan sonra ben sizleri çocuğumu sevdiğim gibi severek sizlere hitap ediyorum. Çünkü şöyle bir ayrıntı vardır. İnsanlar birbirinin yansımasıdır. İnsanlar birbirinin aynasıdır. Ben kendimi ne kadar çok seversem karşımda o kadar sevgi dolu bir kitle görürüm. Bu tartışmasız bir gerçek. Kendimi,  işimi ve sizleri çok sevmeliyim. Bunu yaptığım zaman çok başarılı olabilirim. En önemli verebileceğim bilgi budur. Önce kendinizi sevin sonra işinizi sevin ve işinizle ilgili her parçayı çok sevin. Eğer işinizi sevmiyorsanız gerçekten bırakın yaşam size sevebileceğiniz işler çıkarır. Eğer bırakamıyorsanız sevebilmeniz için çok çaba sarf edin. Etkili iletişimde bir formül vardır. Beden dili ve imaj ortalama %60 ını oluşturur, ses tonu yani konuşmada diyebiliriz  ortalama %30’unu oluşturur. Bilgi % 10’u oluşturur. Ben şu anda size hikayemi anlatıyorum. Şuradan çıkıp gideceğim. En geç bir ay sonra benim anlattığım pek çok şey sizin tarafınızdan unutulacak sizi ilgilendiren belli başlı anekdotlar aklınızda kalacak. Ama yüzde doksan sizin aklınızda kalacak olan konuşmacıdır. Aman çok iyi konuşmacıydı yada berbat konuşmacıydı diyeceksiniz. Yada diyeceksiniz ki çok yakışıklıydı, çok çirkindi, aksesuarlar yakışmıyordu. İmaj aklınıza gelecek. Siz ilk 15 saniyede karşınızdaki insanın iyi olup olmadığına karar verirsiniz. Biz çocukluğumuzdan itibaren bilgi edinmek için uğraşıyoruz. Ömrümüzün yüzde doksanını okuyarak geçiriyoruz. Kitaplar okuyoruz seminerlere katılıyoruz vesaire eğer bilgi yeterli olsaydı şimdi piyasada işsiz ordusu olmazdı. Şimdi diksiyon eğitimine gelen adamlara bakıyorsunuz adam son derece bilgili, ama işsiz beden dili ve konuşmayı bilgiye ekleyemezseniz sonuç olumlu olmaz.